İnternet Alan Adı Uyuşmazlıkları ve Çözüm Yolları

İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (ICANN, İngilizce Internet Corporation or Assigned Names and Numbers), internetin iş dünyası, teknik, akademik ve kullanıcı gruplarının geniş katılımıyla uluslararası düzeyde organize olmuş, kâr amacı gütmeyen bir özel sektör kuruluşudur. ICANN’ın görevi, interneti çalıştırmak değil, aksine, merkezi bir koordinasyon gerektiren teknik, idari ve politika geliştirme görevlerini koordine etmektir.

ICANN, politika geliştirme sürecinin yöneten, uluslararası unsurlardan oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından yönetilmektedir. ICANN’in Başkanı ICANN’in İnternet topluluğuna karşı çalışma sorumluluğunu yerine getirmesi için üç farklı kıtada çalışan uluslararası bir çalışanlar topluluğunu yönetmektedir.

ICANN’in yapısı içinde hükümetler ve uluslararası anlaşmalarla kurulan organizasyonlar, şirketler, organizasyonlar ve küresel İnternet’in inşa edilmesine ve korumasına katkıda bulunma becerisine sahip bireylerle birlikte ortaklık içinde çalışır. İnternetin yenilikçiliği ve sürekli olarak büyümesi kararlılığının korunmasında yeni zorluklar ortaya çıkarmaktadır. ICANN’in katılımcıları birlikte çalışarak, doğrudan ICANN’in teknik koordinasyon görevi ile ilgili olan sorunlara yönelmektedirler. İleri teknoloji ekonomisinde kendi kendine düzenlemelerin en yüksek düzeye çıkarılması ilkesine uygun olarak, ICANN belki de İnternet topluluğunun çeşitli unsurlarının bir arada çalışmasının en önde gelen örneğidir.

İnternet alan adları sisteminin teknik yönetimini, IP adres (Alan adı ‘domain name’, bir web sitesinin İnternet’teki adı ve adresidir. Bu adres olmadan kullanıcı, bir internet sitesine sadece IP adresini biliyorsa ulaşabilir.) alanlarının tahsisini, protokol parametrelerinin belirlenmesini, genel (gTLD) ve ülke kodu (ccTLD) Üst Düzey Alan ismi sistemi yönetimi ve internet ana (kök) servis sağlayıcı (root server) sisteminin idaresini koordine etmekle görevlendirilmiş olan ICANN resmi olarak 30 Eylül 1998 tarihinde göreve başlamıştır. 25 Kasım 1998 tarihinde ABD Ticaret Bakanlığı ve ICANN arasında bir “Mutabakat Metni” imzalanmış ve böylece ICANN, ABD Hükümeti tarafından resmi olarak tanınmıştır. ICANN yönetiminin hukuki dayanağı 6 Kasım 1998 tarihinde yayımlanan Yönetmelik’tir .

İnternetin kararlılığını ve bütünlüğünü desteklemek için birlikte çalışan küresel İnternet topluluğu olan kurum, bütün dünyadaki internet kullanıcılarının, internet alan adları ve sayıları sistemi için ICANN’ın teknik politikalarının oluşturulması sürecinde seslerini duyurmalarını sağlayacak pek çok aracı bünyesinde tasarlamış ve işletmekte olan bir organizasyondur. Özel-kamuya açık bir ortaklık olarak ICANN İnternetin çalışma kararlılığının korunması, rekabetin desteklenmesi, küresel İnternet topluluklarının daha geniş bir katılımla temsilinin sağlanması ve tabandan gelen, uzlaşma temelli süreçlerle görevine uygun politikaların geliştirilmesi için çalışmaktadır.

ICANN Destek Kuruluşları, uzmanlık konuları bulunan ve üyelik temeline sahip birimlerdir. Uzmanlık alanlarına göre üç gruba ayrılmışlardır: IP Adresleri Destek Kuruluşu (Address Supporting Organization-ASO): IP Adresleri Destek Kuruluşu, adından anlaşılacağı üzere, IPadreslerine ilişkin politikaları belirleyen bir birimdir. Alan Adları Destek Kuruluşu (Domain Name Supporting Organization-DNSO): Alan İsimleri Destek Kuruluşu, internet alan adlarısistemine ilişkin çalışmalar yapan bir birimdir. Protokol Destek Kuruluşu (Protocol Supporting Organization-PSO): Protokol Destek Kuruluşu, bilgisayarlar arasındaki bilgi alış verişine izin veren ve internet üzerinden iletişimi sağlayan teknik standartları kolaylaştırmak amacıyla internet protokol numaraları üzerinde çalışan bir birimdir.

ICANN, tüm İnternet kullanıcılarının geçerli adresler bulabilmelerini sağlamak üzere evrensel çözülebilirlikten emin olunması için DNS’in teknik unsurlarının yönetiminin koordinasyonundan sorumludur(Alan İsmi Sistemi ‘DNS’, kullanıcıların İnternet üzerinde yollarını bulmalarına yardımcı olur. İnternet üzerindeki her bilgisayarın “IP adresi” (İnternet Protokolü adresi) ismi verilen eşsiz bir adresi vardır. IP adreslerinin (bir sayı dizisinden oluşurlar) hatırlanmaları zor olduğu için, DNS bu adreslerin yerine tanınan bir harf dizisinin (“alan ismi”) kullanılmasını sağlar. Böylece “192.0.34.163” yazmak yerine “www.icann.org” yazabilirsiniz). Bunu İnternet’teki işlemlerde kullanılan eşsiz teknik tanıtıcıların dağıtımını ve Üst Düzey Alan İsimlerinin (.com, .info v.s.) kullanılma yetkilerinin dağıtılmasını gözlemleyerek yapar. Mali işlemler, İnternet içeriğinin kontrolü, istenmeyen ticari e-postaları (spam) ve veri korumasıyla ilgili kurallar gibi İnternet kullanıcılarını ilgilendiren diğer sorunlar, ICANN’in teknik koordinasyon görevinin dışında kalmaktadır.

Hızla değişen teknolojilerin ve ekonomilerin gereksinimlerine yanıt vermek üzere tasarlanan, esnek, hızla uygulanan politika geliştirme süreci üç Destek Organizasyonundan kaynaklanmaktadır. Farklı kullanıcı organizasyonlarından oluşan Danışma Komitesi ve teknik topluluklar Destek Organizasyonları birlikte uygun ve etkili politikalar oluşturulması için çalışırlar. Seksenin üzerinde hükümet Yönetim Kurulu’na Hükümetler Danışma Komitesi aracılığıyla tavsiyelerde bulunmaktadır.

ICANN’in bilişim dünyamıza katkıları arasından bazı önemli örnekler

ICANN genel alan ismi (gTLD) kayıtlarında pazar rekabetini oluşturmuş ve bu alan ismi maliyetlerini % 80 oranında düşürerek, tüketicilerin ve şirketlerin alan kayıt ücretleri konusunda yıllık olarak 1 milyar $ tasarruf etmelerini sağlamıştır. ICANN alan isimleri konusunda 5000’in üzerinde çatışmanın çözülmesini sağlayan bir Tekbiçimli Alan İsmi Çatışmaları Çözümü Politikası (UDRP) geliştirmiştir. UDRP verimli ve düşük maliyetli olmak üzere tasarlanmıştır. Uygun teknik komiteler ve hisse sahipleri ile koordinasyon içinde çalışarak, ICANN Uluslararasılaştırılmış Alan İsimlerinin (IDN) kullanıma açılması için kılavuz ilkeleri belirlemiştir, böylece dünyadaki yüzlerce dilde alanların kaydedilmesi için yol açılmıştır.

2000’de, ICANN yedi yeni gTLD’yi kullanıma sokmuştur: .aero, .biz, .coop, .info, museum, .name ve .pro. ICANN topluluğu halen yeni gLTD’ler eklemek için olasılıkları araştırmaktadır. Güvenlik ve erişilebilirlikle ilgili topluluk sorunlarına yanıt olarak, ICANN alan ismi kayıtlarının kamuya açık veritabanı olan Whois’le ilgili olarak çeşitli atölye çalışmalarını barındırmaktadır. IPv6’nın, yeni IP adresi numaralandırma protokolünü kullanıma girmesiyle, küresel ağın karşılıklı çalışabilirliği ICANN’in temel görevi olmaya devam etmektedir.

ICANN’in teknik koordinasyon görevi ile olduğu sürece ICANN’e katılım küresel İnternet politikalarına ilgi duyan herkese açıktır. ICANN web sitesi üzerinden ulaşılabilen çok sayıda çevrimiçi forum sunmaktadır ve Destek Organizasyonları ve Danışma Komitelerinin katılımcılara açık etkin postalaşma listeleri bulunmaktadır. Ek olarak, ICANN yıl boyunca kamuya açık toplantılar yapmaktadır. Son toplantılar Bükreş, Montreal, Şanghay, Rio de Janeiro ve Akra’da gerçekleştirilmiştir. Destek Organizasyonları ve Danışma Komiteleri hakkında daha fazla bilgi için, Adres Destekleme Organizasyonu (ASO), Genel İsimler Destekleme Organizasyonu (GNSO), Ülke Kodu Alan İsmi Destekleme Organizasyonu (CCNSO), Geniş Katılımlı Danışma Komitesi ve Hükümetler Danışma Komitesi web sitelerine başvurulabilmektedir.

Icann Tahkim Usulü

“Domain Grabbing” ya da “Cybersquatting” olarak adlandırılan domain tescilinde bulunan kişinin, bir başkasına ait marka, isim veya ticaret ünvanı, işletme adı vb. ibarelerin tescili sonucunda ileride gerçek hak sahibine çok yüklü meblağlar karşılığında satmak amacıyla, ilgili alan adını kendi adına tescilini sağlamasıdır. Kendi alan adını tescil ettirmeyi ihmal eden bu tür kuruluşların ellerinde iki seçenek vardır: ya istenilen meblağı ödeyip alan adlarına kavuşacaklar ya da hukuki yollara başvuracaklardır.

Bu hususta Icann’in sunduğu çözüm yolu olan tahkim usulünde, cins ve meslek isimlerinin alan adı olarak tescili halinde, bu isim tanınmış bir marka olmadıkça, bu cins veya meslek ismini marka veya işletme adı, ticaret unvanı olarak kullanan işletme, alan adını tescil ettirene karşı hukuki korumadan yoksun bırakılmıştır. Bu konudaki bir karar için bkz. http://arbiter. wipo.int/domains/decisions/html/2000/d2000-0407.html(cityutilities.com). Bu noktada en azından, alan adını tescil ettirenin, bu alan adı altında ticari faaliyette bulunup bulunmadığı ayrımının yapılması daha uygun olurdu. Eğer bir cins veya meslek ismini alan adı olarak tescil ettiren, bu alan adı altında herhangi bir faaliyette bulunmayıp sırf bu alan adını ilgilenenlere satmayı amaçlıyorsa bu halde dahi ICANN tahkim usulü uygulanabilmelidir.

ICANN tahkim usulü, ancak http://www.icann.org/en/dndr/udrp/approved-providers.htm adresinde listesi bulunan ICANN tarafından akredite edilmiş kuruluşlar tarafından uygulanabilir. Genelde her akredite edilen kuruluşun kendileri ayrı ücretlendirme ve ICANN tahkim ve usul kurallarına ek kurallar öngörmektedirler.

NSI (Network Solutions, Inc) 1999 yılı sonuna kadar TLDs dağıtımı konusunda tek yetkili organ idi. 1995 yılı Haziran ayında artan internet alan adı ihtilafları karşısında ‘NSI Domain Name Dispute Policy’ yürürlüğe konulmuştur. Buna göre, bir marka sahibi, markasının bir başkası tarafından domain name olarak tescil ettirilmesi karşısında, marka tescil belgesi ile birlikte tescili yapan kuruma başvurup, alan adının kullanılmasını engelleyebiliyordu. Bu tahkim kuralları 31 Aralık 1999 tarihinde yürürlükten kalkmıştır. Bunun üzerine yeni kurulan en yüksek İnternet İdare Organı olan ICANN 26 Ağustos 1999’da Şili’de yaptığı toplantıda yeni tahkim kurallarının yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır. Bu çercevede ICANN ‘Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy’(Yeknesak Kurallar – UDRP) ve bununla ilgili usul kuralları ‘Rules for Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy‘ (Usul Kuralları – RUDRP) aynı tarihte, 1 Aralık 1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

ICANN tahkim usulünün klasik tahkimden ayrıldığı en önemli hususlardan birisi, bu tahkim usulünün alan adının tescili esnasında kabulünün zorunlu olmasıdır. Bir nevi genel işlem şartlarında olduğu gibi sözleşme ancak bu şartların kabulü ile meydana gelmektedir. Ancak burada hemen belirtilmesi gereken bir husus, genel işlem şartlarında olduğu gibi, tahkim usulü kurallarının sözleşmeye dahil edilme ve içerik denetimi gibi aşamaların olmamasıdır. Bu halde tescil talebinde bulunan, bu şartların içeriğinden haberdar olmasa bile, ihtilaf halinde ICANN tahkim usulü kurallarına göre ihtilafın halli yoluna gidilecektir.

ICANN tahkim usulünde göze çarpan diğer bir önemli husus ise, normal tahkim usulüne oranla çok daha ucuz olması ve ortalama 40-45 gün gibi kısa bir sürede ihtilafların çözüme kavuşturulmasıdır. Bu usulde internet alan adını (domain name) tescilinde bulunan değil, domain tescilini yapan kurumun (mes. register.com) ihtilaf neticesinde çıkacak alan adı transferini veya değişikliğini yerine getirecek olmasıdır. Bu usuldeki hakem (panelistler) de yine kendi alanında, özellikle marka ve fikri haklar konusunda, uzman kişilerden oluşmaktadır[1].

ICANN Tahkiminde Karar Aşaması

Kararın, Art. 15 (b) RUDRP’ye göre karar verecek heyetin atanmasından sonra ondört gün içinde verilmesi gerekir. Karar yazılı olarak verilir. Eğer herhangi bir şekilde taraflar anlaşmışlar veya sulh olmuşlarsa divan bu hallerde Art. 17 RUDRP’ye göre karar vermez. Hakem/hakem heyeti kararlarını Art. 15 (a) RUDRP’ye göre UDRP’nin maddi kurallarına dayandırır. Eğer olay başka bir hukuk düzeniyle ilgili ise tamamlayıcı olarak bir başka hukuk düzeninin de nazara alınması mümkündür. Bu konuda  “Bundesin-nenministerium.com, net ve org; Verfassungsschutz.org”  kararında Divan, Alman Marka Kanunu hükümlerini olayda dikkate almış ve uygulamıştır. Davada her iki tarafın ikametgâhının Türkiye’de olması halinde, Türk Mahkemelerinin verdiği kararlar da nazara alınabilecektir. Hakemler UDRP’nin maddelerini yorumlarken, genel geçerli olan hukuk prensiplerine göre hareket etmelidirler. Buna karşılık olarak, “Tourism and Corporate Automation Ltd. v. TSI Ltd., AF-0096 (Hardy), 2000-03-16” örneğinde olduğu gibi Anglo-amerikan hukuk kökenli hakemler genelde kendi hukuk prensiplerini uygulama eğilimi göstermektedirler.

Tahkim heyeti tarafından verilen karar tahkim divanına[2] (WIPO- Arbit-ration and Mediation Center) gönderilir. Tahkim divanı da bu kararı üç gün içinde taraflara ve ICANN’ a bildirir. Ayrıca karar internette yayınlanır. WIPO nezdinde yapılan ICANN Tahkim usulünün şematize edilmiş safhalarına kurumun sayfalarından ulaşılabilmektedir. Kararın tebliğinden sonra ongünlük bekleme süresinin dolmasına müteakip domain adını tescil eden makam kararı vakit geçirmeksizin uygulamaya geçirmeli; yani ya alan adını talepte bulunana devretmeli veya silmelidir (Art. 4 (k) UDRP). Ancak dava aleyhine sonuçlanan taraf ongünlük bekleme süresi içinde milli mahkemeler nezdinde talebi kabul edilen tarafa karşı dava açarsa, hakem kararı hemen uygulanmaz. Böyle bir dava, taraflar aralarında yapacakları sulh antlaşması, davanın geri alınması veya davanın reddi veya davanın lehe sonuçlanmasından ihtilaflı alan adını tescil eden makamın haberdar edilmesi anına kadar, taliki bir şartın sonuçlarını doğurur.

Birden fazla hakem heyetlerinde kararlar basit çoğunlukla verilir. Davacının talebinin kabul edilmesi halinde, talep çeşidine göre alan adının devri veya silinmesi söz konusu olabilir. Art. 4 UDRP’ye göre alan adının devri veya silinmesi şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle talebin reddedilmesi halinde, hangi nedenlerden dolayı davanın reddedildiği kararın gerekçesinde yer almalıdır. Alan adının devri veya silinmesinden başka divan bunun ötesinde herhangi bir karar veremez. Mesela bir tazminata hükmedemez veya tescil edilen diğer alan adları hakkında bilgi isteyemez. ICANN Tahkim Usulünden önce uygulanan NSI Dispute Policy’ye göre alan adı bloke edilmişse (domain on hold), talebin reddedilmesi halinde, hakemler bu kararın kaldırılması yönünde bir karar verebilirler.

Başvuruların Maddi Şartları

Yapılan bir müracaatın başarılı sonuçlanması, yani alan adının devri veya silinmesi sonucunu doğurması için gerekli şartlar şu şekildedir:

Uygulanacak İhtilaflar: Üçüncü bir kişinin (Davacı), kabul edilebilir bir kuruluş  nezdinde, usul kurallarına göre

  1. İnternet alan adınızın ticari bir marka veya hizmet markası ile aynı veya iltibasa mahal verecek şekilde benzer olduğunu,
  2. İnternet alan adı üzerinde herhangi bir hakkınızın veya haklı menfaatinizin olmadığını,
  3. İnternet alan adının kötü niyetli olarak tescil edilmiş ve kullanılmakta oldugunu  ileri sürmesi durumunda, zorunlu olarak bir idari davaya katılmakla yükümlüsünüz.

Davacı, İdari davada bu üç unsurun da bulunduğunu ispatlamalıdır.

Kötü niyetli tescil ve kullanmanın ispatlanması: Madde 4(a)(iii) anlamında, özellikle Divan tarafından tespit edilmiş aşağıdaki hallerde, kötü niyetli bir tescil ve kullanmanın varlığı kabul edilir.

  1. İnternet alan adının; davacıya, ticari marka veya hizmet markası sahibine, veya davacının rekabette bulunduğu kimseye, alan adının belgelenmiş tescil masraflarını aşan önemli miktardaki bir meblağ karşılığında esasen satma, kiralama veya sair şekilde devretme amacıyla tescil veya elde edilmiş olması; veya
  2. Alan adı başvurusunu, ticari marka veya hizmet markası sahibinin markasını alan adında kullanmasını engellemek amacıyla yapmış ve bunu yaparken ticari gaye ile hareket etmişseniz, veya
  3. Alan adı başvurusunu esasen ticari rakiplerin işlerine zarar vermek amacıyla yapmanız,
  4. Alan adını kullanarak, ticari kazanç temin etmek gayesiyle, davalının markası ile kaynak, sponsorluk, ilişki veya websitenizde ürün veya hizmetin tavsiyesi noktalarında karışıklık meydana getirmek suretiyle, internet kullanıcılarını kendi websitenize veya başka bir siteye, kasten çekmek

UDRP  4 (b) Maddesi’ne göre özellikle aşağıdaki hallerde kötü niyetli tescil ve kullanma mevcuttur.

  1. Alan adını kendi adına tescil ettiren, alan adını marka sahibine veya  rakiplerinden birine satmak, kiralamak veya başka şekilde devretmek amacıyla yapmışsa, meğer ki sadece belgelenmiş olan tescil masrafları talep edilmiş olsun,
  2. Alan adı sahibinin, tescili, ticari hayatta marka sahibinin markasını alan adı olarak kullanmasına engel olmak amacıyla yapmış olması,
  3. Tescilin, öncelikle rakip firmaya zarar vermek amacıyla yapılması,
  4. Alan adı sahibi, ticari hayatta marka ile karışıklık meydana getirip, kendisinin veya başka birisinin websitesine müşteri çekmek suretiyle kazanç elde etmeyi amaçlıyorsa,

Yukarıdaki örnek sayımlardan da anlaşılacağı üzere, ilk üç husus kötü niyetli tescile, son örnek ise kullanıma örnek teşkil etmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere, kötü niyetli kullanma için, pozitif bir hareket şart değildir, bu konuda hareketsiz kalma mesela kötü niyetli olarak tescil edilen alan adının kullanılmaması da, şartlara göre kötü niyetli bir kullanma teşkil edebilir. Alan adının kullanılmasında ölçüt alınacak husus, alan adı sahibinin tescilden sonraki davranışlarıdır.

Notlar

  1. WIPO nezdinde görev yapan panelistlerin ülkelere göre listesi için http://arbiter.wipo.int/ domains/panel/panelists.html adresine bakılabilir.
  2. Burada ‘Tahkim Divanı’ tabiri ile kaideten ICANN tarafından alan adı uyuşmazlıklarında akredite edilen ‘World Intellectual Property Organization Arbitration and Mediation Center’ kastedilmektedir