ÇALIŞTAYIN ARDINDAN: KARTEPE İLKELERİ

İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi’nin bir üyesi ve İnternet vatandaşlığı kavramı üzerine politika yürüten Netdaş Hareketini temsilen geldiğim bu çalıştayın, tüm kesimlere katkısının olacağı umuduyla Kartepe yollarına düştüm. 5651 Sayılı Kanun’u savcılar, hakimler, internet gazetecileri, TİB yetkilileri ve meslektaşlarımla 3 gün boyunca masaya yatırdık. Tabiki bu 3 gün boyunca kendi dahil olduğum 5651 sayılı kanun kaynaklı erişim engellemeler masasındaki tartışmalarda söz aldığım gibi tartışmaların ve soru cevapların raporunu da tuttum. Ancak tüm bunları yaparken çalıştayın resmi twitter sayfası olan http://twitter.com/#!/5651calistay adresine de çalıştayda olan bitenleri aktarmayı kesmedim.

 

İnternet kullanan bireylerin temel hak ve özgürlüklerini savunmaya çalıştım. Genel olarak gördüm ki “internet özgürlüktür“ fikri benimsenmemiş. Çalıştayda, mahremiyet hakkı, anonimlik hakkı gibi kavramların yasaya girmesine ve erişim engelleme kararlarının da kanunda son çare olarak uygulanmasının sağlanmasına yönelik fikirlerimi belirttim. Katılımcılarda erişim engelleme yerine içerik çıkarmanın gerektiği hususunda fikir birliği olduğunu gözledim. Sonuç olarak konunun tüm aktörlerinin yıllar içerisinde biraz daha bilinçlendiğini ama halen internette özgürlük kavramının yeterince algılanmadığını farkettim.

 

Son sözler olaraksa ifade etmek gerekir ki: internet sitesi erişim engelleme(site kapatma) diye bir mantık ne teknik ne hukuken olamaz.

 

Site kapatmayı netdaş olarak asla kabul etmiyoruz. İnternet uluslararasıdır. 5651′deki katalog suçlar, uluslararası kabul görmüş hususlarla sınırlı tutulmalıdır. Erişim engelleme de teknik olarak gerçekten uygulanabilir olsun eğer mutlaka olacaksa. Ayrıca çok ciddi bir soru da, mahkemelerdeki bilişim alanındaki bilirkişilerin kim olduğudur. Tabi ki aklımızı kurcalayan diğer bir soru da: TİB’deki teknik ekip kimdir, psikologlar kimdir, hangi ilkelere göre hareket etmektedirler? Bir de tabi ki TİB’in filtreleme yazılım ve sistemi neye göre düzenlenmektedir?

 

En acil cevap bekleyen sorumuz ise: erişime engellenmiş sitelere giren şahısların hukuki durumları ne olacaktır?
Bu anlamda biz diyoruz ki:
ORTADA, HUKUKEN; İNSANLARA DEĞİL SİTELERE GETİRİLEN BİR KORUMA TEDBİRİ SÖZ KONUSUDUR. BU KİŞİLERİN CEZAİ SORUMLULUĞUNA OTOMATİK OLARAK ASLA GİDİLEMEZ.

 

Av. Serhat Koç

 

KARTEPE KRİTERLERİ
20 –22 Nisan 2010 Kartepe / Kocaeli

 

Ülkemizde internet erişim düzenlemeleri konusunda var olan ya da tartışılan sorunlar Kocaeli-Kartepe’de 2.defa düzenlenen “İnternet İçerik Düzenleme” çalıştayında tartışıldı.

 

Tespit edilen 94 madde üzerinde 3 gün boyunca çalışan, 40 farklı kurumdan 65 kişinin oluşturduğu sonuç belgesi de “Kartepe Kriterleri” başlığı ile yayınlandı.

 

20-22 Nisan 2010 tarihleri arasında Kocaeli – Kartepe’de düzenlenen “2.İnternet İçerik Düzenleme” Çalıştay’ının sonunda yapılan çalışmalar çerçevesinde hazırlanan “Kartepe Kriterleri” yayınlandı. Bu kriterler şöyledir :

 

Bu çalıştayın katılımcılarının çoğunluğuyla, İnternetin insanlığın önünde yepyeni ufuklar açtığını hatırlayarak, internetin bilginin ve fikirlerin özgürce dolaşması için etkin bir araç olduğunu, bu aracın kullanılmasında anonimlik ve mahremiyetin korunması gereken değerler olduğunu gözeterek, internetin kötüye kullanılarak bireysel hak ve özgürlüklere zarar verebileceğini de gözönüne alarak, internetle ilgili kısıtlamaların temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmadan sadece evrensel hukuka uygun kanunlarla ve yargıç kararıyla mümkün olabileceğinin altını çizerek;

 

Aşağıda sayılan temel ilkeleri kamuoyuna açıklamayı kendilerine görev bilmişlerdir.

 

İLKE 1 – İnternette fikir ve düşüncelerin yayılmasında büyük rol oynayan Web 2.0 siteleri (bloglar, forumlar, video siteleri, sosyal ağlar vs) çok sesliliğin ve demokrasinin bir parçası olarak anlaşılmalıdır.

 

İLKE 2- İnternetin tüm aktörleri, öncelikle özdenetim mekanizmasını (proaktif müdaheleler) işletmeli, hukuka aykırı içeriklerin önlenmesi için “Uyar – Kaldır” prensibini de benimsemelidir. Kamu otoritesi, özdenetim mekanizmalarını ve sivil inisiyatifleri desteklemelidir.

 

İLKE 3- Erişim engelleme kararları, ön inceleme raporu ve hukuki gerekçeleriyle birlikte sadece yargıç kararıyla mümkün olmalı, bu kararlara itiraz prosedürü hızlı ve etkin olarak yapılandırılmalıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kanunla açıkça yetkili kılınmış merci veya Cumhuriyet Savcısı tarafından verilebilecek erişim engellenmesi kararları, 24 saat içerisinde yargıç onayına sunulmalı. Onaylamama halinde erişimin engellenmesi kendiliğinden kalkmalı

 

İLKE 4- Erişim engelleme kararları, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilerek, ancak ve ancak son çare (ultima ratio) olarak bir koruma tedbiri olarak görülmelidir.

 

İLKE 5- İnternet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarının yerine getirilmesi TİB tarafından sağlanmalıdır ve ilgili mevzuat düzenlenmesi yapılmalıdır. Erişim engelleme kararlarında ve engellenen sitelerin girişinde, engelleme sebebi, gerekçesi, tedbirin süresi ve itiraz prosedürü açıkça belirtilmelidir.

 

İLKE 6 – 5651 sayılı yasada öngörülen katalog suçların kapsamı yeniden değerlendirilmelidir.

 

İLKE 7- Bir internet sitesinin tamamına erişimi engellemek yerine, sadece zararlı ve hukuka aykırı içeriklerin engellenmesi yoluna gidilmesi ve bu içerikleri oluşturanların yargılanması sağlanmalıdır. İnternetin Uluslar arası karakteri gözönüne alınarak diğer ülkelerle işbirliğine gidilmeli, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi imzalanması konusunda çalışmalar hızlandırılmalıdır.

 

İLKE 8- Erişim ve yer sağlayıcı tarafından tutulan trafik kayıtlarının doğruluğunu, değiştirilmezliğini ve bütünlüğünü sağlayacak tedbirler alınmalı, bu kayıtların sadece adli makamlarca ve delil elde etmek amacıyla sınırlı olmak üzere gizliliği sağlanmalıdır.

 

İLKE 9- İnternet’in özgür doğası dikkate alınarak, İnternet medyasının tanımlaması yapılmalı, getirilen kriterler eşliğinde internet medyası, basına tanınan cezai sorumluluk ve dava sürelerine ait hak ve özgürlüklerden tamamen yararlanabilmelidir.

 

İLKE 10 – Devletin internet konusundaki ana görevi, topluma ilköğretimden itibaren eğitim vermek ve bilinçlendirme yapmakla sınırlı olmalıdır. İnternetteki zararlı içeriklerden çocukların korunması amacıyla, uzmanlar tarafından içerik sınıflandırması yapılmalı ve aileler ücretsiz çocuk filtresi kullanması yönünde özendirilmelidir.

 

İLKE 11 – Çocuk Pornografisi çok önemlidir. Sadece 5651 ile sınırlı kalmamalıdır. Daha özel bir düzenleme yapılmalıdır.

 

İLKE 12 – İnternet ortamında işlenen suçlarda açıkça yetki düzenlemesi yapılmalıdır. Yargıda uzmanlaşamaya önem verilmeli, bilirkişilik müessesesi daha işlevsel hale getirilmelidir. Kurumlar arası işbirliği tanımlanmalıdır.

 

ILKE 13-Uygulamacıların eğitimi ve farkındalığı sağlanmalı

 

Kartepe kriterleri olarak yayınlanan bu kriterler katılımcıların çoğunluk görüşünü yansıtmakta olup bazı maddelerde değişik katılımcıların itirazı mevcut olabilir