İNTERNET NEYDİ, NE OLDU?

Başkan ne diyor?

Yazıya BTK Başkanı Tayfun Acarer’in sohbetimize ışık tutucu sözleriyle başlamak istiyorum: ”Bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe telekomünikasyon da çok önemlidir ancak bilgi teknolojileri, telekomünikasyondan daha büyük fırsatların bulunduğu bir alandır. Son global krizde bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü istihdama, büyümeye devam etti” diyen başkanın öngörüsünün pek çok uygulayıcıya örnek olmasını dileyerek devam etmek istiyorum.

Bakan Ne diyor?

Trenlerden ve İnternet’ten sorumlu(?) bakan Binali Yıldırım, beni derinden sarsan incelikte bir açıklama yaparak YouTube’a çıkıştı: “Kapatıldı diye yaygara koparıyorlar”. Dijital fikir yarışması ”Webstar Türkiye”nin ödül töreninde yaptığı konuşmada bu fikirlerini(!) dillendiriyor olması ise diğer bir ince(!) noktaydı.

Yıldırım’a göre, bilgi ve iletişim teknolojilerinin bir sektör olmaktan çıkıp yaşam tarzı haline gelmiş; ”Seyyar satıcılar bile bu işlerle uğraşıyor. Onların da artık web siteleri var. Sergi kurup kurban satan, Anadolu’dan kurbanlık getirenlerin de web siteleri var” diye konuşan bakan, dimağlarımızı bu konuları bilmediğimizi düşündürecek kadar zorlayan konuşmasında devamla, teknolojinin kullanım alanının yaygınlaştığını, bu alanda büyük sermayelere, fabrikalara, firmalara ihtiyaç duyulmadığını ifade ederek; ”Şu gördüğünüz büyük gazeteler, büyük televizyonların çok az bir ömrü kaldı. Artık elinizin altındaki bilgisayardan dünyaya erişiyorsunuz” dedi. Şimdi biz oturduk kafa kafaya verdik bu sözleri sarfeden bakan bize kötü birşey mi söylemek istiyor diye düşünüyoruz, henüz bir karara varamadık. İnternet bir köy demey getiren bakan bizi bu gidişle daha da çok düşündürecek gözüküyor.

Bakan’ın ifade buyurmaya çalıştığı İnternet’in ne olduğunu anlamak için rakamlarla konuşmak gerekirse: dünyada 4 milyar mobil, 1,2 milyar sabit telefon abonesi varken 1,5 milyar internet abonesi mevcut. Bunlardan da 800 milyonu genişbant internet erişime sahip ki bunlardan 430 milyonunun da mobil genişbant erişimine sahip olduğu bir dünyadan söz konusu. n-Stat araştırma şirketinin raporuna göre; ‘hotspot’ denilen kablosuz erişim alanlarından sanal dünyaya ulaşanların sayısı da geçtiğimiz yıla göre yüzde 47 artarak 1,2 milyar kişiye ulaşmış durumda. Kullanıcı sayısının yükselmesi, telekomünikasyon şirketlerinin de bu pazara olan iştahını kabartıyor açıkçası. Raporda, Hotspot kullanıcı sayısının artmasında en önemli faktör olarak kablosuz internet ağlarına ”akıllı cep telefonları” ile bağlanılabilmesi, fiyatlarının düşmesi ve masaüstü bilgisayarlara göre daha çok tercih edilen dizüstü bilgisayarı sayısının artması gösterilmiş. Sadece AT&T şirketinin sağladığı Hotspot servisinin geçtiğimiz yıla göre yüzde 500 büyüdüğüne ise özel olarak dikkat çekilen rapora göre: dünya genelindeki hotspot nokta sayısının, bu yıl sonu itibarıyla 245 bin’e ulaşması bekleniyor. İnsanlar artık masaüstlerinden tamamen kopma noktasına gelmiş durumdalar. İnternet dediğimiz mefhum gerçekten olması gerektiği gibi mobil bazda anlaşılmaya ve yaşanmaya başlandı gibi görünüyor.

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ciddi yakınsama ile iletişim otoyollarında ses, video, görüntü, bilgi gibi farklı içerik akışları aynı anda gerçekleştiği gibi bu içeriklere farklı mecralardan da ulaşılabiliyor artık. Bu durumun, düzenleyici kurumların alanları konusunda karışıklıkların oluşmasına da neden olduğu ise yadsınamaz bir gerçek ama çözümsüz bir problem olduğunu da asla düşünmüyorum.

Bakan’ın sözlerinden devam edersek: 
”Bir site ‘bizi kapatıyorlar’ diye bir süreden beri yaygara yapıyor. Bizim kimsenin işinde, gücünde, ticaretinde gözümüz yok. Kimsenin gelişmesine de bir diyeceğimiz yok, ama bizim diyeceğimiz birşey var; bir yerde faaliyet gösteriyorsanız, istediğiniz kadar büyük olun, bırakın bir firmayı isterseniz başka bir ülke olun, dünyanın süper gücü olun, buranın kanunu nizamı neyse ona uymak zorundasınız. Burada usuller belli. Burada bir kötü niyet var. Artık bunu reklam aracı olarak kullanmaya başladı. Bu da canımızı sıkıyor. Başka memleketlerde, İsrail’de ne yapıyorsa, burada da onu yapsın. Başka birşey istemiyoruz. Buraya kaydolacak, buraya ait bir içerik hazırlayacak. Biz adresi tanıyacağız. Parayı burada kazan, vergiyi burada verme, böyle birşey yok. Bu ülkede iş yapıyorsan, bu ülkeye bir katkın olacak. Maalesef çeşitli mecraları kullanarak kendi reklamlarını yapıyorlar, haksız hukuksuz kazançlarını yürütmeye çalışıyorlar.” “Buraya” diye atıf yaptığı nedir acaba kendisinin. “Tanımak”la neyi kastetmektedir? Biz de mi bakanın çeşitli mecralar tanımına giriyoruz? Anlaşılan ya Bakan bir nedenle(!) çok sinirlenmiş ya da fena halde birilerinin dolduruşuna gelmiş.

Bilim ne diyor?

Bunları duyunca bir anlamda bizi İnternet’ten mi kendilerinden mi soğutmak istiyorlar düşündüğümüz tam da bu noktada imdadımıza başka bir bilimsel araştırma koştu: Pew internet araştırma merkezinin Pennsylvanya eyaleti üniversitesine yaptırdığı araştırma, internet kullanan Amerikalıların, 25 yıl öncesiyle karşılaştırıldığında daha fazla yalnızlık çekmediğini ortaya koyarak yüreğime su serpti. 2512 kişiyle görüşülerek yapılan araştırmada, yalnızlaştırdığı ve insanlar arası ilişkileri bozduğuna dair ithamların aksine, internet ve yeni iletişim teknolojilerinin kişileri daha da sosyalleştirdiği vurgulanıyor.

Araştırmaya göre, cep telefonu ve internetteki Facebook gibi sosyalleşme ağlarını kullananlar, internet ve yeni iletişim teknolojilerinden haberdar olmayanlara nazaran insanlarla daha fazla ve çeşitli ilişki kuruyor. Araştırmayı kaleme alan Keith Hampton ve Lauren Sessions, “Yaptığımız araştırma, bugünkü yalnızlık oranının, halkın daha internet ve cep telefonu kullanmadığı 1985 yılındakinden farklı olmadığını gösteriyor” dedi. Profesör Hampton, araştırmanın, sosyal yalnızlık ve yeni teknoloji arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk araştırma olduğunu söyledi. Hampton, “İddia edilenin tam aksine, araştırma, internet ve cep telefonu kullananların önemli sosyal yararlar elde ettiğini, Amerikan toplumunun sadece yüzde 6’sının konuşmak için muhatap bulamadığını ve yüzde 12’sinin de sırdaşı olmadığını ortaya koyuyor” diye konuştu. Hampton, araştırmanın, cep telefonu kullananların veya internet üzerinden fotoğraf değiş tokuş edenlerin, elektronik mesaj yoluyla görüşenlerin daha fazla sosyal ilişkilere sahip olduklarını gösterdiğini açıkladı.

İnternetin sağladığı yararları sıralayan araştırmaya göre, internet üzerinden fotoğraf gönderenler farklı siyasi görüşten kişilerle tanışma imkanı buluyor, blog açanlar ise farklı ırktan insanlarla tanışma fırsatı buluyor. İnternet kullanıcılarının, kullanmayanlardan daha fazla park ve kafelere gittiğini ortaya koyan araştırmaya göre, insanlar yılın 210 gününü yüz yüze görüşerek geçiriyor. Ancak sürekli konu edindiğimiz Facebook veya MySpace gibi internette yeni iletişim teknolojilerinin, getirdikleri hukuki sorunlarla birlikte bir diğer yan etki olarak da sosyal ilişkileri tamamen yok etmeseler de: bunları kullanan kişilerin komşularıyla eskisine göre ve kullanmayanlara göre daha az görüştüğü belirlenmiş.

Av. Serhat KOÇ

 

Haber Kaynakları:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25018289/

http://www.ntvmsnbc.com/id/25020411/

http://www.ntvmsnbc.com/id/25017935/